KÖLN maçı sonrası, “Aykut Kocaman bu sonuca sevinmiştir” demiştim. Dün de Selçuk’un gördüğü kart sonrası aynı şeyleri düşündüm, “Kocaman yine sevinmiştir” diye.
Çünkü inanılmaz bir prova şansı vardı karşısında. Fenerbahçe’nin Young Boys’u geçeceğini düşünüyorum. Ama ikinci turda Galatasaray seviyesinde bir takımla eşleşme ihtimali fazla. Dünkü Galatasaray çok eksiğine karşın ezeli bir rakip olduğu için, seyirci üstünlüğünü elinde bulundurmasından dolayı Rijkaard’ın ikinci yılı oluşu nedeniyle biraz daha rahattı. Ama daha hazır olan taraf Fenerbahçe’ydi.
Kocaman, “Eğer çok önemli bir maçta bir bireysel hatayla 10 kişi kalırsak, üstelik çok fazla oyuncumuz eksikse nasıl oynamalıyız” konusunu 100 idmanda böylesine anlatamazdı herhalde.
Başta Kazım ve Alex olmak üzere tüm takımın pres yapmaya çalışması, 5 kilo fazlası olan Santos’un 30. dakikadaki şık golü Fenerbahçe’nin artılarıydı. Stoch’tan fazla bahsetmiyorum. İyi oyuncu. Daha da iyi olur. Ancak kendini göstermek için gereksiz yerlerden şut çekmemesi şartıyla. Baroni de önemli gelişme var. Çok mücadele ediyor. Bilica-İlhan ikilisi Köln maçından sonra çıkışa geçtiler. Gökhan ise çalışkan ama çok top kaybı yapıyor. Daha dikkatli ve konsantre olmalı. Onun işi orta saha çalım atmak değil, kale önünde birde topa vurmak.
Rijkaard hamleleri çok geç yaptı
Ve Galatasaray. Oyuna Arda gibi dünyanın en yetenekli kanat oyuncularından birinin liderliğinde başladılar. Kullandığı iki frikik de harikaydı. Diğer kanatta da çok beğendiğim Serdar vardı. Ama takımın gerisi henüz bir arada oynamaya alışkın değil. Mehmet Battal tam bir merkez oyuncusu olmasına karşın ileri hamle yapıp savunmayı yanıltamıyor. Daha çok kendisi savunmayı zorlamaya çalışıyor ve yalnız kalıyor. 61. dakikada boş kaleye atamadığı gol özgüven eksikliğinden kaynaklanıyordu.
Rijkaard gibi önemli bir taktisyenin maçın başında bu kadar eksiği varken Arda’yı forvet arkası kullanması, sol kanada Serdar’ı, sağ öne Sabri’yi yerleştirmesini beklerdim. Orta sahanın ortasında neden Ayhan’la başlamadığını da anlamadım. Çünkü geçen sezon Ali Sami Yen’deki maçta bu çok eleştiri konusu olmuştu. Rijkaard bu hamleleri ikinci yarının başında yaptı. Peki ilk 45 dakikayı neden boşa geçirdi?
Futbolcuyu seversen o da seni sever
63. dakikada Aykut Kocaman’ın, Alex ve Kazım’ı oyundan aldıktan sonra kulübeden kalkıp iki oyuncusunu alkışlaması önemli bir hamleydi. Futbolcu çocuk gibidir. Seversen o da seni sever, sahada yüreğini ortaya koyar, enerjisi bitinci oyundan alınırsa da sana gönül koymaz. Volkan’ın iki hatalı çıkışı vardı. İkisi de net gol pozisyonu oldu. Galatasaray bu tip topları çok iyi çalışmış. Arka direğe iyi kavisli orta yaptılar. Kewell, Baros, Elano, Pino gibi etkili isimleri geldikten sonra çok daha can yakıcı bir takım olur Galatasaray.
Hakemi, meşaleleri konuşmaktansa bu sezon futbolun çok daha güzel olacağının sinyallerini vermek istedim sizlere. Dilerim sezon boyu böyle çekişmeli, mücadele dolu maçlar izleriz.